Bir Horon Masalı " Üç Ayak "

Çocukluk ve gençlik tutkumuzu aktarmaya, başkalarına öğretmeye İki bin üç yılında başladım.
Bizler ; Horonu, estetik ahenk içinde, tepeden tırnağa yaprak gibi ritmik titremeyi içimizde duyarak ve ayaklarda süzülerek, aşağıya almada omuzların kuvvetli ve oldukça belirgin, coşkuyla sallanmasıyla hat safhada yaşayan bir yöreyiz.

Asla, bir başka yöreden veya bölgeden daha iyi ve güzel oynadığımızı biz söylemeyiz. Halkın olan her şeyde sadelik ve yalınlık vardır. Horonun güzelliği bununla bire bir alakalıdır. Çok güzel oynamak, oynayanın ritmi, müziği ne kadar hissettiği ve sevdiğiyle bağlantılı bir durumdur. Kısacası bu kültür hepimizin dir.

Farklı tavırların estetik özelliklerine baktığımızda;

"Sultans of the dans" adlı gösterideki horonun, bilim ile bütünleşen muhteşem tekniği, olağan üstü gösteri düzeni ve estetiği varsa, bu olguları bire bir tamamlayacak ruhu, alçak gönüllüğü bir kenara bırakacak olursak biz ; Maçka/Sevinç (Soldoy) köylülerde vardır. Bu konudaki en büyük eksikliğimiz ise, Maçka horon kültürümüzü, ritmik ahenk içindeki estetiği /görselliği / tekniğiyle bu günlere taşıyamamızdır. 21.05.2009 AsG
Yorum Gönder

Popüler Yayınlar