Düşünceler


Düşünceler

Öncelikle sizin gibi birisini tanımak ve sizin sayenizde horon kültürünü tanımak gerçekten çok güzeldi. Umarım gelişmiş seviye ile de devam edecek. Aynı zamanda bırakın hareketleri sözlerde bile bu kültüre ne kadar önem verdiğiniz ve ne kadar çok insana bu kültürü yayarak geldiğimiz yerleri hatırlatmak istediğinizi takdir etmemek mümkün değil. Keşke her kültürden bu işi çok iyi bilen kişiler sizin gibi geçmişine bu kadar sahip çıkıp bu kadar özveride bulunsa. Kolay değil 7 günün 5 günü icabında 7 günü her gün bunu yaşatmak için çaba sarfetmek ve özel hayatından bu kadar ödün vermek. Lafı çok da uzatmak istemiyorum ama ben kendi adıma size çok teşekkür ederim. Umarım devamı gelecektir. Burcu G....

Yorumlar

Adsız dedi ki…
AdsızJan 5, 2012 07:15 AM
Ben 9 aydır Horonevı ıle bırlıkteyım, geldıgım gunden berı , duygularımı, hıssetıklerımı, yasadıklarımı, mınnetımı, sukran ve tesekkurlerımı (hem Aclan hocama hemde horonevı aılesıne) yazdım, soyledım..bıkmadan ve cekınmeden.. Duyguların samımıyetle paylasıldıgı,mınnetın ıfadesını bukadar gercek hakeden tek ve en ozel yer burası.. Zaman zaman elestıren yadırgayan garıpseyen (nedense hıc te anlamamısımdır budurumu) cok kısı oldu. Olsun hıc onemlı de olmadı benım ıcın bu tarz tepkıler.. Sımdı, yenı arkadaslarımızın da yada yenıden ıcımızdekılerınde bu tarz paylasımlarda bulunmaları benı cok mutlu edıyor, cok keyıf alıyorum ve herseferınde dogru yerde oldugumuzun teyıdı guvenımı pekıstırıyor...
Her zaman dedıgım gıbı ne mutlu bıze kı , sevgı saygı ve samımıyet dolu bır grup ıcındeyız ve ne mutlu bızlere kı tum bunları yaratan sunan ve yoneten bır Aclan Hocamız var.. Sevgı ve Saygılarımla...
Adsız dedi ki…
AdsızJan 5, 2012 07:16 AM
Bu tedirginliği yeni başlayan herkesin duyduğu kesin:))Bende daha önce oynadığım halde acabalarla başladım..Perihan arkadaşımızın da dediği gibi Horon evi bambaşka bir yer..Farklı olmasının nedeni ise Hocamızın varlığı ve idaresi..Sizlerde bu farkı kısa bir süre sonra anlayacaksınız..Başladığım ilk günden beri söylüyorum..Aclan Hocamız seçilmiş özel bir insan..Hüseyin Beyinde vurguladığı gibi bizlerden bilgisini ilgisini emeğini hiç bir zaman esirgemiyor..Bu kültürü bizlere aktarmak için belli bir uğraş veriyor..Bıkmadan usanmadan bizlere dil döküyor..Hocamıza hayırlı sağlıklı ve uzun bir ömür diliyorum..Buradan saygılarımı ve sevgilerimi yolluyorum kendisine..
Adsız dedi ki…
AdsızJan 5, 2012 07:17 AM
Bu tedirginliği yeni başlayan herkesin duyduğu kesin:))Bende daha önce oynadığım halde acabalarla başladım..Perihan arkadaşımızın da dediği gibi Horon evi bambaşka bir yer..Farklı olmasının nedeni ise Hocamızın varlığı ve idaresi..Sizlerde bu farkı kısa bir süre sonra anlayacaksınız..Başladığım ilk günden beri söylüyorum..Aclan Hocamız seçilmiş özel bir insan..Hüseyin Beyinde vurguladığı gibi bizlerden bilgisini ilgisini emeğini hiç bir zaman esirgemiyor..Bu kültürü bizlere aktarmak için belli bir uğraş veriyor..Bıkmadan usanmadan bizlere dil döküyor..Hocamıza hayırlı sağlıklı ve uzun bir ömür diliyorum..Buradan saygılarımı ve sevgilerimi yolluyorum kendisine..

YanıtlaSil

AdsızJan 5, 2012 07:18 AM
Horon Evi ESERİ..
Pzt 18 Tem 2011 13:41:52 | 12 yorum
Siz hiç insanları sevmediğinizi düşündünüz mü ? İnsanları !.. ben düşündüm, çok düşündüm hem de ..
Yaşadığımız zamanda çıkara dayalı yüzeysel ilişkilerin oluşmuş olması, anne babamızdan gördüğümüz öğrendiğimiz insanlığa dair tanıdık hiç bir şeyi artık bulamıyor olmak, bildiğimiz tüm değerlerin yok olmuş (mu ?) olduğunu düşünmek ve en kötüsü fark etmek/anlamak ama yinede direnmek ve nihayet gereksiz çaba harcadığını fark etmek…
Ve insanları sevmemek.. ve sevmemek gerekliliğine inanmak..
Ne kötü değil mi? Bunun ötesi var mıdır? (varsa da Allah göstermesin)

Taa ki Horon Evi ailesi ile tanışıncaya kadar.
Taa ki , kendini güzelliğe, insanlığa,dostluğa,sevgiye adamış, bu uğurda elinde-avucunda-beyninde-yüreğinde-dünyasında-benliğinde ne varsa ortaya koyan, yaşa/yaşanmışlıklara bakmadan tüm sabrı ve tahammülü ile devam eden, iyilik için,kültür için,DOĞRU için devam eden Sayın ve Sevgili ACLAN HOCAM ı tanıyasıya kadar..

“Arayan bulur” demiş Mevlana, evet bulunuyormuş, hem de tam zamanında, olması gereken zamanda……

İlk zamanlarda demiştim ki; sizleri yeni tanırken ve Horon u yeni öğrenirken, demiştim ki ; “ kendime haksızlık etmek istemiyorum ama galiba bugüne kadar çok boş yaşamışım “ , şimdi düzeltiyorum : evet ne çok boş şeylerle uğraşmışım meğer.. ne çok boş insan… ne çok boş konu….
Adsız dedi ki…
AdsızJan 5, 2012 07:19 AM
Aclan Hocam : Siz bir ESER yaratmışsınız ve ben bu Eserin bir parçası olmaktan sonsuz mutluluk duyuyorum.. (bu kısmı kelimelerle anlatmak çok zor J )

Böylesi güzel insanlar… Hepimiz çok Şanslıyız, birbirimize ve bu güzelliklere sahip olduğumuz için.. güzellik güzelliği, doğruluk doğruluğu, insanlık insanlığı getiriyor peşinden.. doğrular ve doğru insanlar birbirini buluyor, yanlış ve kötüler ise kendi kendine sistemden dışarı çıkıyor..

Benim, hayata-işe-iş arkadaşlarıma-işsel olaylara-dışsal olaylara her şeye karşı bakış açım değişti sizleri tanıdım tanıyalı, başka bişey oldu bana..güzel bişey..çok güzel bişeyler..

Bunu yaşatmak zorundayız, yaşatacağız da.. bu ESER tüm güzelliğini her zaman koruyacak .
Hocam, Size , tüm aile adına (şüphesiz) söz veriyorum (uz) ..

Burada olmak çok özel, çok anlamlı.. HORON EVİ AİLESİ – İyi ki varız, Hocam İyi ki varsınız.. Hep birlikte nice güzellikleri beraber – HORON ile yaşamak dileği ile.

YanıtlaSil

AdsızJan 5, 2012 07:20 AM
Aclan Hocam, biz sizi yani A.S.Genç i ve Horonu ayrı tutmuyoruz ki. Övgülerimiz kişisellikten uzak, öyle olsa 300 kişinin şahitliğinde yapılmaz bu. Bizleri bir araya getiren Horon ve öğrendiğimiz/yaşatmaya çalıştırdığımız bu Kültür. Bunu bize siz veriyorsunuz, Horonu siz öğretiyorsunuz, anlamını-değerini bize aktaran sevdiren hissettiren sizsiniz. Bizleri buluşturan, hiç tanışma imkanımız olamayacak bir çok farklı çevreden-işten-yaştan çok değerli insanları biaraya getiren, bütünlüğü sağlayan ve Emrah ın dediği gibi bize mutluluğu öğreten siz siniz. Dolayısıyla size söylediklerimiz Horona da söylediklerimiz oluyor eşanlı. Siz olmasaydınız bizler ne Horonu nede tüm bu güzellikleri öğrenemeyecektik. Mütevazi olmanızı anlıyorum ama siz bu değeri fazlasıyla hakediyorsunuz... Sevgi ve Saygıyla...

YanıtlaSil
Adsız dedi ki…
AdsızJan 5, 2012 07:21 AM
Her zaman söylüyorum söyleyeceğim de, bizim hocamız bir tane. Diğer eğitmenler gibi kursunu verip, haftaya görüşürüz demiyor. Görevinin yanı sıra isteklerimizi yapmak ve bizi memnun etmek, hepimizi bir arada tutmak için elinden gelen çabanın fazlasını gösteriyor. Evet Perihan'cım, insan üstü bir şey. Dün de böyleydi, bugün de böyle...Teşekkürler kelimelerle anlatılamıyor...Hocamızın kıymetini bilmek de bizim görevimiz...

YanıtlaSil

AdsızJan 5, 2012 07:22 AM
Sadece Horon için değil aslında bütün halk danslarıydı benim için mutluluk ve huzur.. ama ne olursa olsun insan kanı nereliyse oranın müziğinde ve dansında daha bir başka kaynıyor.. O kadar yöre oynadım hiçbiri horon gibi olmuyor... ve ben sadece vakitsizlikten sizlerle bu güzel paylaşıma devam edemiyorum.. yoksa aklım fikrim hep sizlerle...en kısa zamanda tekrar aranızda olmak istiyorum..

YanıtlaSil

AdsızJan 5, 2012 07:22 AM
Bende cevap vereyim : benim için hayat biçimi de olmanın ötesinde, bir tutku bir bağlılık vazgeçilmezlik Horon. Benim ailem aslen Yugoslavya göçmeni, ben yarı Trakyalı yarı Egeliyim. Çocukluğumda, Hamsi turşusu yaptığını bildiğimiz ve a-a-a olurmu hiç çiğ hamsi dediğimiz bir tek komşumuz vardı trabzonlu ve karadenize dair bildiğim hamsi ve turşusu dıŞında birde kamil sönmezin trt deki fıkralarıydı. ne bu kültürü bilirdim nede oyununu-müziğini. bukadar uzak ve alakasız iken sayenizde tanıştığım HORON bugün benim yaşam biçimim ve vazgeçilmezim oldu. Horon, Horon gecesinde gece bittiğinde yarın iş var dimi dediğinde birisi aa evet yarın iş var doğru dediğim bir kaybolmuşluk.. bir başka alem benim için. Horon, halkadaki bir çok insanla aynı anda aynı duygu ve coşkuyu yaşamanın aynı mutluğu görmenin verdiği bir güven benim için..yapamadığım zaman ağladığım bir coşku... ve ben korkanlardanım Hocam. Horonu kaybetmekten korkanlardanım. Horon, olmazsa olmaz benim için. ve ben tüm bu duyguları yaşamayı hep isteyenlerdenim...
Pazartesi, 18:15 · Beğen · 3
Adsız dedi ki…
AdsızJan 5, 2012 07:23 AM
Bende cevap vereyim : benim için hayat biçimi de olmanın ötesinde, bir tutku bir bağlılık vazgeçilmezlik Horon. Benim ailem aslen Yugoslavya göçmeni, ben yarı Trakyalı yarı Egeliyim. Çocukluğumda, Hamsi turşusu yaptığını bildiğimiz ve a-a-a olurmu hiç çiğ hamsi dediğimiz bir tek komşumuz vardı trabzonlu ve karadenize dair bildiğim hamsi ve turşusu dıŞında birde kamil sönmezin trt deki fıkralarıydı. ne bu kültürü bilirdim nede oyununu-müziğini. bukadar uzak ve alakasız iken sayenizde tanıştığım HORON bugün benim yaşam biçimim ve vazgeçilmezim oldu. Horon, Horon gecesinde gece bittiğinde yarın iş var dimi dediğinde birisi aa evet yarın iş var doğru dediğim bir kaybolmuşluk.. bir başka alem benim için. Horon, halkadaki bir çok insanla aynı anda aynı duygu ve coşkuyu yaşamanın aynı mutluğu görmenin verdiği bir güven benim için..yapamadığım zaman ağladığım bir coşku... ve ben korkanlardanım Hocam. Horonu kaybetmekten korkanlardanım. Horon, olmazsa olmaz benim için. ve ben tüm bu duyguları yaşamayı hep isteyenlerdenim...
Adsız dedi ki…
AdsızJan 5, 2012 07:24 AM
Biliyorsunuz ki Neşe ablamın aracılığı ile tanıdım sizi..İlk Horon Evinden ve sizden bahsettiğinde,saygısı,sevgisi,tutkusu gözlerinden okunuyordu..Nasıl olur dedim içimden..Kendisi Karadenizli değil..Bu tutku sevgi nereden geldi..:))Konuşmalarımızın üzerinden iki ay kadar geçmişti ki sizinle konuştum ve aranıza katıldım..Çok geçmeden anladım olan biteni:))..Gerçekten Karadeniz ve Horon bambaşka bir keyif,tutku ve sevgiymiş..Sizinde dediğiniz gibi yaşam biçimi..Şimdi bu kültürü tanımaya çalışıyorum...Elimden geldiğince derslere ve etkinliklere katılıyorum...İlk Neşe ablama,sonra Aclan Hocama ve Horon Evinde beni aralarına kabul eden arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimi yolluyorum..iyi ki varsınız.
Adsız dedi ki…
Başarı : Tüm engellere rağmen bildiğin yolda yürümektir demişlerdi. Amaç tutkunu olduğumuz Horon kültürünü, bizim anladığımız anlamda yaşayabilecekleri arttırmaktı. Daha fazla dost ve birliktelikle yürümekti. El,ele tutuşmaktı öngörümüz. Horon halkasını sizler sayesinde oldukça büyüttük. "Oynarken ele,ele tutarken ,aynı anda bir olabilmek için aklen ve ruhen yalın olmak gerekir. Ki, Horon'u değerli kılan felsefesine uysun. O eşsiz değerlerdir sizlere horon'u sevdiren, aynı halka da buluşturan.. Haz'zın ,keyfin ,eğlencenin doruğudur. Eğer varsa! benim ve benim gibilerin başarısına sempati duymak erdem gerektirir. Ne olursa! olsun, yapılana "ahde vefa" gerektirir. Ne yapmaya çalışıyorsak, sizler içindir. Bu yola her şeyden fedakarlık ederek ve haftada bedelsiz 48-50 saat eğitim vererek başladık. Bu sevgi ve tutku bizleri sizlerle tanıştırdı. Yüreğini elinde gezdirebilen tüm kültür dostlarına selam olsun.. Saygı, sevgilerimle.

YanıtlaSil

AdsızJan 5, 2012 07:28 AM
Neslihan'cım, düşüncelerin için çok teşekkür ederim. Tesadüfen dediğimiz bir durumda karşılaştık seninle. Mıknatısın çekim gücü vardır ya, onca yolcuların arasında bizim yan yana oturmamız tesadüf değil o güçtü bence. Ben çevremde bir çok arkadaşımla senle konuştuğun gibi sohbet ediyorum horonla, Horon Eviyle ve Aclan Hocamla ilgili, bana dedikleri, aaa ne güzel bir uğraşın var, çok iyi yapıyorsun diyorlar, hadi siz de diyorum ama sonuç alamıyorum. Sen de gizli olan o ışık zaten varmış ben bir şey yapmadım, aracı oldum sadece ve o ışığın görünür hale geldi. Şimdi sen yorumlarınla, çalışmalarınla, etkinliklere katılarak, tutkuyla, sevgiyle çok şeyler yapıyorsun, ben de senin adına, kültür adına mutlu oluyorum. İsteğin, tutkun, sevgin artarak çoğalsın Neslihan'cım, sen de iyi ki varsın, iyi ki bizimlesin....
Adsız dedi ki…
Zaman zaman 7 yıl önce öncesine gidiyorum. Bu eşsiz kültürün, horonun çok yabancısıydım ve kesinlikle ilgi alanımın dışındaydı. Nerede Karedeniz müziği duysam kulaklarımı tıkar, horon oynayanları görsem bakar geçerdim. Arkadaşlarımın ısrarıyla, gönülsüz ama, onları kırmamak adına başladım horona. ne önemli ve ne büyük bir eksiklikmiş meğer… Aclan Sezer Genç Hoca’mızın varlığı ile özüne uygun ve doğrularıyla öğrendikçe, bu kültürün içinde yaşadıkça çok sevdim, tutkunu oldum. Yaşamımdaki bu radikal değişimime şaşırıp kalıyorum çoğu zaman. Bugün bu işe gönül verenlerden biriyim, hayatımın vazgeçilmezleri sırasında liste başıdır. Sağlığım ve de ömrüm yettiğince de bu böyle devam edecek inşallah…Bu arada korkuyor muyum, evet korkuyorum ben de, horonsuz kalmaktan, bu kültürün ve bu olgunun içinde olamamaktan, ve eşsiz yapının yok olmasından korkuyorum. Bunun yanında pozitif düşüncelerimizle, tek yürek sevgimizle böyle olumsuzluklar yaşamayacağımıza da canı gönülden inanıyorum...Sevgi ve Saygılarımla....
Adsız dedi ki…
AdsızJan 5, 2012 07:31 AM
Keşke tüm hislerimi tam anlamıyla ifade edebilsem ama, hiçbir zaman içimdekiler ulu orta dökemedim kelimelere, cümlelere...
Hep gözlerimle anlattığımı düşündüm karşımdakilere, onun için zorlanıyorum bunları yazarken şimdiden affedin beni lütfen...

Hani hayatınızın bir dönemi olur ya yeni birşeylere başlamak istersiniz de bulamazsınız ne olduğunu, dener dener durursunuz...Yogaymış, meditasyonmuş, spormuş, sufizmmiş, tasavvufmuş, vs. vs. ... Ama olmaz yoktur aradığınız, bulamamışsınızdır, dolduramamışsınızdır içinizdeki boşlukları...

Tam böyle bir dönemde tanıştım ben başlı başına bir değer olan Sayın Aclan Sezer Genç Hocam'la ve siz değerli Horonevi ailemle...

Karadenizli olmama rağmen hiç dinlemediğim kemençe sesinin insanın içini titrettiğini, Horona sadece el ele değil, gönül gönüle durulduğunu sizlerle öğrendim. Gördüm ki senelerdir aradığım, içimdeki boşlukları sözcüklere gerek kalmadan dolduracak aşk Horon aşkıymış...

Başta Değerli Aclan Hocam ve siz Horonevi ailem İyiki Varsınız !!! İyiki hayatımdasınız, yaşattığınız tüm güzellikler için binlerce teşekkürler...

Saygı ve sevgilerimle,

Bir ömür aşkla Horona durmak dileğiyle...
Adsız dedi ki…
Felsefeniz..insanlığınız..duruşunuz..kişiliğiniz..bütünüyle bizlere örnek olacak nitelikte biri olarak tanıdım sizi..iyi ki tanımışım..ışığınız hiç sönmesin..Öğretmenler gününüz kutlu olsun..

YanıtlaSil

AdsızJan 5, 2012 07:42 AM
bu kadar heveslendim . artık bırakmak istemiyorum.
anlamadığım bir şekilde gruptaki herkes her video beni çekiyor gelmek için. inanın horonevine başlayalı beri sürekli Fuat saka dinliyorum, arabada, işte vs.. ya da sizin videoları seyrediyorum..
böyle bir grup nasıl olabilir diyorum. böyle bişi olamaz diyorum, ertesi gün yazmayayım gruba çok hevesleniyorum sonra üzülücem diyorum ama dayanamayıp yazıyorum bişiyler gene..
Adsız dedi ki…
İnsanlar genelde aidiyetlik duygusunu tatmak,kendilerine bir statü kazandırmak için topluluklara katılırlar.Çoğunun amacı çevre edinmek,aidiyetlik duygusunu tatmin etmek ve sosyal görünmektir. Bir yandanda gerçekten organizasyonunda sevgi,paylaşım,samimiyet barındıran topluluklar vardır. Kişiler o toplulukların üyesi olmak için emek verirler.

Horonevi bana göre bir dernek değil bir ailedir. Nasıl bir ailede her hüzün her sevinç paylaşılıyorsa buradada öyledir. Yeri gelir muhabbet edilir,yeri gelir hep bir elden tamirat yapılır,yeri gelir yardımlaşılır. O gün çalışmadan ayrıldığınızda ertesi hafta yapılacak çalışma gününü iple çekersiniz.Her gün yeni bir şey öğrenir, bir çocuk gibi her yeni figürle kendinizi horon kültürü içerisinde büyütürsünüz.Oynadıkça oynarsınız stres kaybolur gider. Yalnız bu her dans öğretilen kurumda aynı şekilde etki bırakmaz.Aileye bir kez girdiniz mi merhaba dediğiniz her kişi yavaş yavaş dünyanıza girmeye başlamıştır bile. Öyle dışarda selam vermeye çekindiğiniz ortamlara benzemez art niyet düşünülmez.Düşünen insanıda Aclan hocamız barındırmaz güven duyarsınız.Çünkü Horonevi bir ailedir.

Kıssadan hisse esas olan horondur.Aclan hocamızın dediği gibi horon bir coşkudur, elele tutuşmadan horon olmaz.

Bizi buluşturan Aclan hocama sonsuz teşekkürler! Horonsuz kalmayın :)
Adsız dedi ki…
Bir şey söylemek isterim size...

Biz dün doğru horon, uyum ve keyif peşindeydik, o kadar. Dostluk ve beraberlik bunun bir uzantısı, ama burada, Facebook sayfasında, aklımıza eseni yazdığımız yerde, aslında önemli olan "horon". Müziğiyle ve kültürüyle.

Bence Selanik'ten sonra İsviçre, barışın sembolü bir ülke olması çok anlamlı idi. Bizler birbirimizi tanımak zorunda değiliz, istersek tanırız. Birbirimizle sevgi yumağı olmak zorunda da değiliz, istersek oluruz. Fakat adımlarımızı doğru atmak zorundayız. Horon dansı, o anda en önemli şey olmak zorunda. Bizi birleştiren şey horon. Dostluk bunun yan ürünü. Ben Horonevi'ne sevgi ve barış grubu filan diye katılmadım - ki adı bu olsaydı, bucak bucak kaçardım. Horon için katıldım, çok daha fazlasını buldum; ama Horonevi'nin içinden horonu çıkarsan, grup devam etse de Horonevi biter.

İpek, Cezmi Ağabey ve ben dün adımları doğru atalım ve abartmayalım, zevk alalım diye, çatladık. Etrafta bizi seyreden bizden başka kimse olmadığı halde.

Medeniyetler kültürlerini korudukları için adam oluyorlar. Mesela İsviçreliler, pek çok şeyin yanında, alphorn denen tuhaf bir boruyu binyıllardır çaldıkları için, böyle insanlar oldukları için, bugün yüksek bir medeniyete sahip köylüler. Oğulları ve torunları da çaldığı için bugün buradalar. http://www.youtube.com/watch?v=XMURRiBHYkQ. Fondü dedikleri yemek, eritilmiş peynir, el üstünde tutulduğu için kuymak gibi köylü yemeği gözüyle küçümsenen bir yemek değil, lüks restoranların, gençlerin, yabancıların, herkesin önemsediği fondue. Halbuki kuymakla içindeki şarap hariç aynı şey! (Bence eskiden Karadeniz'de şarap üretilirken kuymakta da şarap vardı.) Hatta kuymaktan/mıhlamadan daha az çeşidi var. İsviçreliler o kadar fakirmiş ki eskiden, fondue zengin yemeğiymiş. Kendileri patates, kara ekmek vb yermiş. Ahşap evler (şaleler) ahşap evlere önem verildiği için hala güzel ve ayaktalar. Herkes en iyisini yapmak için yarıştığı için. "Ben yaptım oldu" demediği için. Komşusuna çamur atmak yerine kendisi daha iyisini yaptığı için. Gayret edip çalışkan bir birey olarak konunun üzerine eğildiği için. Kendisine saygısı olduğu için. Elindeki tek kültürel ve mimari değer, bu ahşap evler olduğu için. Ya biz?
Adsız dedi ki…
AdsızJan 22, 2012 08:46 PM
Müziğe saygı göstermek, dansa saygı göstermek. İnsanlığın tarihine ve atalarına saygı göstermek. Kültüre saygı duymak ve onu korumak, içine başka bir şey, milliyetçilik, memleketçilik, Trabzonculuk, Rizecilik, bordo-mavilik, politika, kişisel çıkarlar vesaireyi koymamak lazım.

Selanik'e sırf bir aşk için gidildi: birkaç adımı ve birkaç türküyü daha öğrenebilmek ve kültürlerarası geçişleri görmek - insanlar, yaşamlar ve yemekler dahil, çünkü hiçbir dans tek başına anlamlı değildir. Merak! ki tek geliştirendir insanoğlunu. Bu kez de sadece elele tutup oynamak istedik ve oldu! Birkaç saat yol teptik ki bizi tanıştıran horonu oynayalım. Kardan kapanan yollardan geri döndük. Trenlerde rapor yazdık, birbirimizi beklerken üşüdük, hoparlörü saatlerce elimizde taşıdık dans edenler müziği duysun diye, ve çok güldük, paylaştık, beraber yedik. Sırf bir keyif için... Bir duruş için. Hayalimizde oluşturduğumuz halkayı koparmamak için.

Ahengi bozanı, horon dışına çıkanı, saçmalayanı, dansa müdahale edeni, kültüre çizik atanı, dağın öbür tarafına fırlatıp atmaktır horon. Aclan Hoca'mızın demek istediğini daha iyi anlıyorum. Ve biliyorum ki biz Horonevi kursiyerlerinin ilk ve en önemli gayesi bu olmalıdır. Burası horonun en doğru yapıldığı yer ve benzerlerine ilham veren yer ise, başka örneklere de ilham verecekse, çalışkan, uyumlu, disiplinli, ve aynı zamanda demokratik, rahat, kalıp düşüncelerden kurtulmuş, eleştirmek yerine yapıcı, hayalperest değil gerçekçi, neşeli, enerjik, gururlu üyelerle olur bu. Kimseyi umursamamanın en iyi yolu, dansa konsantre olmaktır. Ona yoğunlaşmaktır. "Kaşının üzerinde gözün var" diyene bir hozangel tekmesiyle vurmaktır. Saçmasapan şeylerle kaybolmuş, hayatta başka işi olmayan aciz insanlara enerji kaybetmemenin, vaktimizi çalmamasının, halkamızı bozmamasının, emeğimizi heba etmemenin yegane yolu, bu işi en iyi bilen ve bunu ilgilenenlere anlatan olmaktır. Ekip olmaktır ve herkesin bir ucundan tutmasıdır; işbölümü yapmaktır. Tıpkı horondaki gibi. Tıpkı kuşlar, ağaçlar, geyikler gibi.

Bence zaten öyle, ne mutlu bana, buradayım.

İyi akşamlar.
Adsız dedi ki…
Horonevi Ailesi...

Sadık Genç , Baha Demirci , Tolga Genç, Onur Eryılmaz... Aclan Hocamın (ve Cezmi Abimin) , yetiştirdiği, dünyada nadir görülen insanlardan..

Kocaman bir yürekleri var Onların, Dürüst, Samimi, İçten.. Adam gibi adam derler ya, işte öyle 2 kere 3 kere ADAM. 23-26 yaş aralığında bu gençlerimiz , Günümüz gençlerinden, hani şu röportajlar yaparlar ya gençlerle hiçbiri hiçbişeyi bilemez.. akılları nerede ise? İşte o kuşaktan bu genç adamlar.. Bambaşka parlamış bambaşka olmuşlar bu zaman diliminde..


Birde nasıl güzel, nasıl doğru, nasıl hayranlık yaratan bir şekilde Horon oynuyorlar.. otur izle 24 saat hiç bıkmazsın..

Aşk var oyunlarında, bağlılık var, kültürü yaşamak ve aşılamak var, kendilerinden geçiyorlar , kendimizden geçittiriyorlar..

Aclan Hocam yetiştirmiş onları , hem oyunlarını hem kendilerini .

Aclan Sezer Genç : Dünyada eşine benzerine az rastlanan (ki ben başka tanımadım) nadir insanlardan biri. Yüzlerce kişiyi aynı duygu ve birlik ve beraberlik içinde oluşturan tutan ve yaşatan adam. İlkelerini benimseten kabul ettiren ve halkaya aynı halkalardan katabilme yeteneğine sahip kişi..



İşte Horonevinde olduğunuz zaman , bir tek Horon öğrenmiyorsunuz. Yitirilen, silinen kaybolan değerleri bir kez daha ve hep yaşamaya başlıyorsunuz. Aclan Hocam ve kocaman ailesi ile birlikte..

Şimdi daha kocaman bir aile olduk, Dernek olduk.. Böylelikle çok daha fazla insana çok daha fazla kişilere ulaşabileceğiz, çok daha fazla insan bu duygularla elele oynayabilecek.. ve ailemiz çok daha fazla büyüyecek..

“Nerden Nereye Nasıl” başlıklı bir makale veya kitap yazmalı bence Aclan Hocam :)) ki hepimiz, Onu tanıyan tanımayan herkes öğrenebilsin , örnek alabilsin, görebilsin, bilebilsin..

Horonevinde olmak , Ayrıcalık, Tanrının lütfu.. Burada olmaktan dolayı duyduğum Onuru ve Mutluluğu bir kez daha belirtmek istiyorum.. Teşekkürler Aclan Hocam. Teşekkürler HoronEvi Ailesi..

Sevgi ve Saygılarımla
HoronEvi dedi ki…
Tanıdığım , tanımadığım. Yüzlerce kültür dostu, beni çok duygulandırdınız. Genelde doğum günlerine karşı durdum. İtiraf ediyorum hata etmişim. Öyle kabul ettiğim için, ben de başkalarınkine önem vermemişim. Ne halt yemişim. Benim konumum dakilere örnek olması için buradan yazıyorum. İsteyen alsın veya düzelsin.

Kutlamalarına cevap yazamadıklarımdan özür diliyorum.

Kutlama yapmayanları da sevgi ve saygı ile kucaklıyorum.

Gerçekten kültüre sahip çıkan erdemli dostlarla beraberim.

Kültür : ona sımsıcak,aşırı sevgi coşkuyla bağlı erdemli değerlerle geleceğe aktarılabilir. Onu sayıp,seven yüreklere ihtiyaç vardır.

Bizler ; Dansçı değil, dans edenleriz. Bizler el,ele gönül gönüle olan, horon tutkunlarıyız.

Eğitmenler olmasa da , yeni arkadaşları kucaklayan ,kollayan dostlara sahibiz.

Bizler ; Horon'uz, Horon ; Biz'iz :))

Marsis : İçinden Karadeniz gelen, Karadeniz'in içinden gelenleriz.

Halk Oyunları Gurubu düzeyinde Horon eğitimi alanların dışında, halktan herkesin, aslına uygun kalmaya çalışarak, severek, isteyerek, coşarak bu kültürü yaşayıp devam ettirmelerini sağlamaya yönelik çalışmalar yapıyoruz.

Horon öğrenenlerin gelişimini sağlamak için kısa aralıklarla bir araya geliyor, horon oynuyor, bir nevi grup terapisi yapıyoruz. Bir araya geldiğimizde horon coşkusunu en üst düzeyde yaşamak için, horonu "kasap-horonu" şeklinden çıkarıyoruz.

Kasap-Horonu : Hep aynı düzende, komut vermeden , aşağı almadan ,omuz silkmeden, bazen kafa sallayarak ve bağırarak (horon kütüründe böyle oyun ya da tavır yoktur) oynama şeklidir.

Horon; Ritm, uyum çabukluktur. Aşağıya almadan, omuz silkmeden, komut vermeden "Horon" olmaz. [ AsG ]

Horon Evi, Horon eğitimi ; Katılımcının gittiği her yer de , her mekan da, (düğünde ,şenlikte) her melodiye uyarak oynayabilmesini sağlamaktadır. Klasik folklor eğitimi değildir.

Bu nedenle , Horon adına; Siz ne kadar öğrenmek,eğlenmek, oynarken haz ve keyif almak istiyorsaniz, biz hep sizinleyiz.

Horon ; Ne Matematik eğitimi, ne de asker talimidir. Horon ; Melodiyle (Kayde) ile bire, bir bütünleşerek yaşanan çok üst düzey bir coşkudur. [ AsG ]

HORON GÜNLERİMİZ KUTLU OLSUN
Adsız dedi ki…
Dün akşam gösterdiğim videonun aslı bu. Dün sebebini anlayamadığım bir şekilde bazı fotoğraf ve sesler projeksiyonda çıkmadı.
Oysa ki arka planda Ali Genç kaydeleri çalışıyordu. Doğru çalışsa daha iyi olurdu ama olmadı, kısmet değilmiş, çok üzgünüm..

Ben bu durumu Ali Genç'in sadece sesi ile değil de ruhu ile yanımızda olmak istemesi olarak yorumluyorum. Geldi, kültürün nasıl devam ettirildiğini, Aclan oğlunun nasıl sevildiğini, nelere öncülük ettiğini, Horon Evi'ni, dostları kendisi gördü...

Aclan Hocam, seni ne çok sevdiğimizi bir daha anlatmaya gerek yok sen zaten dünkü kalabalıktan ve insanların gözlerindeki ışıklardan anlamışsındır.

Horon Evi'ni iyi ki var etmişsin, bu kadar güzel insan ile tanışmamıza vesile oldun. Daha çok güzel günlerimiz geçecek, daha çok eğlenecek, kültür adına daha çok şeyler yapacağız..

Hocamızsın, arkadaşımızsın, abimizsin, canımızsın, dostumuzsun. Yoldaşınız olacak, her durumda yanında kalmaya devam edeceğiz..

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=XhsbfHBIuFQ
Adsız dedi ki…
Artık 7 yılı geride bıraktık, 8. yılın içindeyiz. Bu zaman içinde, her Horon Gecemizi, etkinliklerimizi, gezilerimizi heyecanla, sabırla beklerdim ve zaman geçmek bilmezdi. Bu geride bıraktığımız gelenek haline gelen, Horon Gecemiz de işte o heyecanla, sabırla beklediğim gecelerden biriydi ve de bu gecenin Horon Evi olarak, bizler için bir başka önemi, bir başka özelliği, bir başka anlamı ardı, bu, Aclan Hoca'mızın doğum günü için yapacağımız kutlamaydı, amacımız hocamızı mutlu etmekti. Hepimiz çok heyecanlıydık, kardeşlerim, arkadaşlarım, Esma, Evrim, Perihan, Melisa, Hamdiye, Özlem, Kadriye, Gökhan, Neslihan canla başla çalıştılar, hocamıza güzel sürprizler hazırlayabilmek için zaman harcadılar, Esma'cım uykusuz kaldın, çok yoruldun ama emeklerin inan boşa gitmedi, sunumun muhteşemdi, ellerine yüreğine sağlık...

Sevgili kardeşim, Yunus Emre, Engin Hocam, sizlerin de yüreklerinize sağlık hep bizimle olduğunuz için. Yudosk grubu arkadaşlarımız geldiğiniz için çok teşekkürler, gecemize renk kattınız, sağolun...

Evet Neslihan'cım haklısın, ben de ne söylesem, ne yazsam duygularımı, içimden gelenleri aktarmam hiç bir zaman asla tam anlamıyla mümkün olmayacak, hep yarım bir şeyler kalacak, bu yaşadığımız güzellikler karşısında.

Değerli Aclan Sezer Genç Hocam, dostluk, güven, inançla ve sevgiyle başlayıp, yine ayni duygularla, geldiğimiz bu günlerin, yarınlarda da devam edeceğinden hiç mi hiç şüphem yok, çünkü senin yüreğin tertemiz, çünkü sen doğrusun, çünkü sen dürüstsün. Mintertarlığım, teşekkürlerim sonsuz...SEVGİ VE SAYGILARIMLA...

HORON EVİMİZ HEP YAŞAYACAK, YAŞAMALI...
Adsız dedi ki…
Hülya yazdı: "Aclan arkadaşım dün gece senin doğum gününü kutlamak için horon gecene geldiğimiz de sen sahne de konuşmanı yaparken Maviş'le bana hoşgeldiniz ayrılmaz 2lli ekür dediğin de çok mutlu oldum inanki taaa geçmişte Fatih Halkevindeki folklor günlerimiz aklıma geldi sanki orda o anı yaşadım, lakin çok kalamadık geri dönmek zorunda kaldık...Horan gecesi mekan olarak öğrencilerin ve konukların olarak ve sen konuşmanı yaparken herşey inan herşey muhteşemdi...Başarılarının devamını diliyorum ve yolun hep açık olsun herşey hep gönlünce olsun hep dua ediyorum biliyorsun zaten...Sevgiler Canım Kardeşim...Nice Sağlıklı,huzurlu,mutlu, bol kazançlı ve Hayırlı Horon'lu yılların olsun İİNŞALLAH.."
Adsız dedi ki…
Dün gece horon gecesine gelemedim.Çünkü bir yakınımın kınasına gitmem gerekiyordu.Gittim.Horon da oynadım,ama nasıl işkence çektim bir bilseniz...

Kollarını aşağı yukarı sallayıp duranlar(ben horon bilmezken bile sallamazdım:S),zıpzıp zıplayanlar...Hiç keyif almadım,salon soğuktu sırf ısınmak için onlarla beraber horon "teptim".Evet,bildiğin tepindik.Zevksiz,gösteriş için sarfedilen,keyifsiz "tepinmeler".İyiki Horon Evindeyim.İyiki Aclan Sezer Genç gibi bu kültürü tam anlamıyla bilen ve özümseyen bir hocaya sahibim.Eğer Horon Evi'ni hiç bilmiyor olsaydım ve Aclan Hocamın eğitiminden geçmeseydim,şuan hala horon "tepiyor" olacaktım.

Yalnız bir sıkıntı var,bundan sonra düğünlere Horon Evi ailesi olarak gitmem lazım,inanın başka türlü zevki çıkmıyor:)Tavırsız,bilinçsiz...Anlatamıyorumki o hissiyatı...

Tabii Aclan Hocama yapılacak olan sürprizden haber olupta,onun böyle bir gününde yanında olmamakta ayrı bir burukluk.

Umarım bir dahaki horon gecemizde sizlerle olabilirim.Hem bizim Yunus Emre Kurt ile sizlere ufak sürprizimiz olabilir:)

Aclan Hocam,tekrar söylüyorum,hep söyleyeceğim.İyiki doğmuşsunuz,iyiki varsınız.Allah sizi başımızdan eksik etmesin:) (AMİN)
Adsız dedi ki…
Aclan Hocam..Bir kaç kelime yazmak istedim size..Şimdi resimlere baktım yazılanları okudum...Bir kere daha yaşadım o geceyi..sizin ne kadar büyük bir değer olduğunuzu biliyordum ama bir kere daha anladım...Sizin için ne yapılsa inanın az gelir..Bizim üzerimizde emeğiniz çok var..ve bu emeğinizin karşılığını biz size yeterince veremiyoruz..Her birimizle bir bir uğraşıyorsunuz..Bıkmadan usanmadan bize bilgilerinizi kültürünüzü aktarmaya çalışıyorsunuz..Bir de bunların üstüne yanlış yapmayayım herkesi mutlu edeyim kimse üzülmesin diye düşünüyorsunuz..Hocam emin olun siz her şeyin en güzelini en iyisini bizim için düşünüp uyguluyorsunuz..Biz sizinle yaptıklarınızla Horon Evi nde çok mutluyuz..Bu tür düşüncelerle lütfen kendinizi yormayın..Bize siz lazımsınız..Evin çatısı olmuş duvarı olmuş içinde siz olmadıktan sona kimin umurunda..Yeni yaşınızla birlikte umuyorum ve diliyorum negatif kötü olan her şey sizden uzak olsun..Bütün güzellikler gelsin sizi bulsun..Sevgilerimle...
Adsız dedi ki…
012 8 Mart 10:5Çok değerli Aclan Hocam, yürekten düşüncelerin, hassas duyguların için çok çok teşekkürler, ayni zamanda Havacı Grubu arkadaşlarım adına da çok teşekkürler...

Bizleri hiç tanımadığın halde, horon ve kültür adına, bizde gördüğün o küçücük ışığı, çok daha geniş alanlara yayabilmek ve aydınlatabilmek için, doğru bildiklerini, birikimlerini öğretebilmek ve hayata geçirebilmek için, evet bir ilke imza atarak, daha önceleri de defalarca gururla yazdığım, maddi-manevi verdiğin emeğini, sabrını, alın terini, özverini, isteğini, tutkunu, fedakarlığını da bizler gördük, yaşadık ve yaşıyoruz. Horon Evi'nin ve senin ilk öğrencilerin, ilk kursiyerlerin olarak, bize gösterdiğin bunca çabaya karşın, senin söylediklerini can kulağı ile dinlemek, öğrettiklerini titizlikle uygulamak, layıkıyla yapabilmek elbette tartışılmaz bizim görevimizdi. Bunu biraz olsun başarabildiysek ne mutlu bize...:)))

Horon halkasının, dünden bugüne, bir çok önemli değerleri de içine alarak büyümesini görmek, ektiğin tohumların, fidanların meyvelerini alabilmek ve her geçen gün bunların çoğalarak artması... Bundan daha güzel ne olabilir ki :))) İşte sen bütün bu güzellikleri görmeyi, yaşamayı sonuna kadar hak ediyorsun. Aclan Hocam iyi ki varsın, iyi ki bizimlesin ve hep bizimle ol...SEVGİ, SAYGILARIMLA...

Hep el üstünde olacağımız, baş tacı yapılacağımız bir dünyamız olsun...Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun..
Adsız dedi ki…
Bugün biraz daha Aclan hocadan bahsetmek istiyorum. Bazı insanlar vardır, hayatı ezbere tanıyabilen, okuyabilen, görmüş geçirmiş, tutkularını gerçekleştirmek için her yola başvuran her zorluğa göğüs geren cinsten.. Aclan Sezer Genç tam bu kriterlere uyan bir Karadeniz insanı. Tutkulu olduğu konu da Karadeniz ve horon kültürü. Kurucusu olduğu Horon Evi derneği aracılığı ile öğrendiklerini aktarmaya çabalıyor. Hayatta tanıdığım nadir tutkulu insanlardan birisi.

Horon kursuna yeni başladığımda 2012 nin ilk etkinliği olarak kahvaltı organizasyonu yapılacaktı. Bizim gruptan giden kimse yoktu. Hem kimseyi tanımamanın getirdiği çekingenliği yaşamaktaydım hem de gidip grupta kimler var görmek istemekteydim. Aclan hoca “mutlaka gel biz bir aile gibiyiz, yabancılık hissetmezsin” dediğinde pek anlayamamıştım, hatta inanmamıştım. Yabancı insanların yanında nasıl yabancı hissetmeyebilirdim ki? Bu mümkün gelmiyordu bana. İnsan ancak ailesinin ya da çok sevdiği dostlarının, arkadaşlarının yanında huzuru bulabilir, rahat hissedebilirdi. Nitekim merakıma dayanamadım ve kahvaltı etkinliğine gittim. İçeriye adım atmamla bir mutluluk tablosu içerisine girdiğimi fark etmem çok sürmedi. Perihan, Neşe, Evrim Hamdiye ve diğerleri beni yıllardır tanıyormuş gibi karşıladılar. Tabi ki günün geri kalanının ne kadar güzel geçtiğini anlatmama gerek yok.

Aclan Genç, 8 yıldır horon eğitmenliği yapıyor. 8 yıl önce pilot ve eşlerine horon öğretmekle işe başlamış ve halen aynı coşkusuyla devam ediyor. Horon Evi’ne, yaptığı işe ve insanlara o kadar bağlı ki, tarif etmeye benim gibi bir matematikçinin ifadeleri yetmiyor. Ancak şu şekilde bir benzetme yapabilirim: Elinizde bir tohum olduğunu düşünün. Tohumu ekiyorsunuz günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllarca tohumun büyümesi için herşeyi yapıyorsunuz, yeri geliyor güneşten koruyor, yeri geliyor su – gübre veriyorsunuz. Böyle bin bir eziyet ile yetiştirdiğiniz tohumunuzun bir gün gelir de kocaman bir ağaç olduğunu gördüğünüzde gurur duymaz mısınız? Duyarsınız elbette hem gurur duyar hem de o görkemli ağacın daha da büyümesi-gelişmesi için elinizden geleni yapmaya devam edersiniz. Adeta üzerine konan kuşları bile denetlersiniz. İşte Aclan hoca da tam bunu yapıyor. 8 yıl önce 10 kişi ile kurulan bir organizasyon bugün yüzlerce kişiden oluşan koskocaman bir topluluk haline geldi. Aynen bir tohumdan görkemli bir çınar ağacının büyümesi gibi. Bu topluluk aynı anda kocaman bir halkada aynı duyguları hissederek horon oynuyor, aynı anda aşağı alıyor aynı anda yenlik yapıyor. Bu bir birlikteliktir, sevgidir, saygıdır. Bunun da oluşmasını sağlayan Aclan hocadır. Binbir zahmetle büyüttüğü emeğini korumak için yaptıklarına saygı duyuyor biz de korumaya yardımcı olmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Aclan Hocam seni çok seviyoruz..

Aclan Hocamızın oluşturduğu Horon Evi grubunun bir kısmı:



03.03.2012 de yaptığımız son kahvaltıdan görüntüler

http://www.youtube.com/watch?v=1lFdGqm4VxI

Kahvaltı sabah 9 da başladı ancak yemek-horon-çay-yine horon-sohbet-yine horon şeklinde akşam 7 ye kadar sürdü. Diğer tüm Horon Evi etkinlikleri gibi bunun da tadına doyulmadı.

Popüler Yayınlar